<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>lastik &#8211; Moda Motor</title>
	<atom:link href="https://modamotor.com.tr/etiket/lastik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://modamotor.com.tr</link>
	<description>Karizmanı İkiye Katla - Motosiklet Satış Servis</description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 Jan 2022 19:32:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.7</generator>

<image>
	<url>https://modamotor.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/cropped-moda-motor-favicon-513x513-1-32x32.png</url>
	<title>lastik &#8211; Moda Motor</title>
	<link>https://modamotor.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Motosiklet Aslında Nedir? @ride2world anlatıyor !!!</title>
		<link>https://modamotor.com.tr/motosiklet-aslinda-nedir/</link>
					<comments>https://modamotor.com.tr/motosiklet-aslinda-nedir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Altunkaynak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2021 08:29:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moto Blog]]></category>
		<category><![CDATA[@ride2world]]></category>
		<category><![CDATA[2tekerciden]]></category>
		<category><![CDATA[fatih-altunkaynak]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli-sürüş]]></category>
		<category><![CDATA[honda]]></category>
		<category><![CDATA[ikitekerci]]></category>
		<category><![CDATA[ikitekerciden]]></category>
		<category><![CDATA[ikteker]]></category>
		<category><![CDATA[ileri-sürüş]]></category>
		<category><![CDATA[kamp]]></category>
		<category><![CDATA[kawasaki]]></category>
		<category><![CDATA[lastik]]></category>
		<category><![CDATA[lastik-basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[metzeler]]></category>
		<category><![CDATA[michelin]]></category>
		<category><![CDATA[moto-lastik]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet-asya]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet-güneyamerika]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet-lastik-basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[neden-motosiklet]]></category>
		<category><![CDATA[ride2world-amerika]]></category>
		<category><![CDATA[ride2world-asya]]></category>
		<category><![CDATA[tuğçe-altunkaynak]]></category>
		<category><![CDATA[uzun-yol]]></category>
		<category><![CDATA[uzun-yolda-motosiklet-seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[uzunyol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://2tekerci.com/?p=1064</guid>

					<description><![CDATA[<p>published on modamotor.com.tr</p>
<p>Motosiklet de diğer kara taşıtları gibi bizi bir yerden başka bir yere götüren bir araçtır, diyerek tek cümlede de özetleyebilecek iken, neden hakkında saatler süren konuşmalar yaptığımız, yeri geldiğinde tartıştığımız bir nesne haline geliyor motosiklet? Bu soruya cevap olarak başka bir soru sormak gerekir. &#8220;Neden masa başı bir işte çalışırken giydiğimiz ayakkabılar birbirlerine benzese de [...]</p>
<p>published on modamotor.com.tr</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>published on modamotor.com.tr</p>

<p>Motosiklet de diğer kara taşıtları gibi bizi bir yerden başka bir yere götüren bir araçtır, diyerek tek cümlede de özetleyebilecek iken, neden hakkında saatler süren konuşmalar yaptığımız, yeri geldiğinde tartıştığımız bir nesne haline geliyor motosiklet? </p>



<p>Bu soruya cevap olarak başka bir soru sormak gerekir. &#8220;Neden masa başı bir işte çalışırken giydiğimiz ayakkabılar birbirlerine benzese de aslında birbirlerinden farklı? Kimisi daha sportif kimisi ise daha ciddi ayakkabı modelleri seçerken, bazılarımız ise aynı ayakkabının farklı numaralarını giyiyor? Motosiklet de bir ayakkabı gibi kişisel bir nesnedir. Fiziksel ölçülerimize göre seçebileceğimiz gibi kullanım amacımıza göre de tercihler yapabiliriz. Hatta nasıl aldığımız bir ayakkabıyı kalıba koyup bekletip genişlemesini sağlıyorsak, bir motosikleti de alıp, kendimize göre özelleştirebiliriz. </p>



<p>İşimiz evimize yakın ise ve ara yollardan giderken düşük cc&#8217;li bir motor tercih ettiğimiz gibi tatile çıkarken de yine motorla seyahati tercih ediyorsak her iki işi de bir arada yapabilecek çift amaçlı bir motor da kullanabiliyoruz. Hatta bazı kullanıcılar motosiklete o kadar aşık ki, garajlarında birden fazla motor bulundurup, o günkü ruh hallerine göre bile tercih yapıp, çok enerjiklerse naked motoruyla işine gidip, sakinlik aradığı bir gün ise ikinci motoru olan scooter&#8217;ı ile işe gidebiliyor. Bunlar gibi çeşitlendirebileceğimiz onlarca sebep yüzünden motosiklet bir taşıttan çok kişisel bir makineye dönüşüyor. Tehlikeli bir makineye&#8230; Evet tehlikeli bir makine dedik öyle değil mi. Nerden çıkıyor bu tehlike şimdi ona göz atalım. Az tehlikeli denebilecek bir işten başlayalım, mesela bahçıvanlık. Makaslarla, tırmıklarla, kimyasal böcek spreyleriyle çalıştığınız bir ortam var. Makası veya tırmığı kullanırken eldiven takmalı, kimyasal sıkarken de gözlük takmalısınız en basiti. Yani iş kıyafeti giyersiniz. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1020" height="659" src="https://modamotor.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/eski-motosiklet-3026746.png" alt="eski-motosiklet-3026746" class="wp-image-6057" srcset="https://modamotor.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/eski-motosiklet-3026746.png 1020w, https://modamotor.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/eski-motosiklet-3026746-800x517.png 800w, https://modamotor.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/eski-motosiklet-3026746-300x194.png 300w, https://modamotor.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/eski-motosiklet-3026746-768x496.png 768w" sizes="(max-width: 1020px) 100vw, 1020px" /><figcaption><em><small>Gorsel: https://motorcycletimeline.com/1890-1899/</small></em></figcaption></figure>



<p>Şimdi bir tersaneye gidelim, işçilerin neler giydiğini anımsayın. Peki ya motosiklet de bir iş makinesi sayılmaz mı? Onu kullanırken de onun kullanımından doğacak tehlikelerden bizi koruyacak kıyafetler giymiyor muyuz? </p>



<p>Peki; hepsini yaptık, motosikletimizi seçtik, kıyafetimizi aldık, hazır mıyız? Yine bir örnekle gidelim.</p>



<p>Eve yeni bir elektronik eşya aldık, ya da bir mutfak aleti, en basiti bir espresso makinesi. En azından bir kere açıp kullanım kılavuzuna bakarsınız. Üzerindeki hangi düğme ne işe yarar öğrenirsiniz. Motosiklet de böyledir. Hepsi viraj dönebilir, fren yapabilir, iki teker üzerinde gidebilir ama bunu en iyi şekilde yapmak sizi kazalardan korur, hayatta bırakır. Bu yüzden motosiklet kullanmasını bir espresso makinesini kullanmaktan çok daha fazla ciddiye alıp eğitimini iyi bir kurumdan veya kişiden alıp, yola öyle çıkmalısınız. </p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://modamotor.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/chrome_MYp7uk0Jhu-3190500.png" alt="chrome_myp7uk0jhu-3190500" class="wp-image-6061" width="682" height="241" srcset="https://modamotor.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/chrome_MYp7uk0Jhu-3190500.png 682w, https://modamotor.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/chrome_MYp7uk0Jhu-3190500-300x106.png 300w, https://modamotor.com.tr/wp-content/uploads/2021/08/chrome_MYp7uk0Jhu-3190500-600x212.png 600w" sizes="(max-width: 682px) 100vw, 682px" /></figure>



<p>Her atlattığımız badireyi de bir fırsat bilip, neden böyle oldu diye dersler çıkartıp, eğitimi tekrarlamalıyız. Unutmayalım, motosiklet iki teker ve ivmelenme kabiliyeti sayesinde içimizdeki en sakin kişiyi bile bambaşka birine dönüştürüp, içgüdülerinin esiri yapabilir. İşte aslında motosiklet üzerine binip de düşüncesizce sağ bileği oynatarak kullanabileceğimiz bir araç değildir. Tehlikeli ama keyif veren bir iş makinesidir. Keyfimize, boyumuza posumuza göre birbirinden tamamen farklı yüzlerce modelden birini tercih edebiliriz. Hal böyle olunca da motosiklet bizi işe götüren, ve piste çıkıp yarışabileceğiniz bir araç ya da dünyanın öbür ucuna götüren bir yol arkadaşı olabilir. </p>



<p>Motosiklet kesinlikle basit bir iki tekerlekli değildir. Onu önemseyin, kendinizi de..</p>
<p>published on modamotor.com.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://modamotor.com.tr/motosiklet-aslinda-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Skutır Yükleme Partisi @kızbasına</title>
		<link>https://modamotor.com.tr/skutir-yukleme-partisi/</link>
					<comments>https://modamotor.com.tr/skutir-yukleme-partisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Collu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Apr 2018 18:14:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moto Blog]]></category>
		<category><![CDATA[2tekerciden]]></category>
		<category><![CDATA[bridgestone]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli-sürüş]]></category>
		<category><![CDATA[honda]]></category>
		<category><![CDATA[iki-teker]]></category>
		<category><![CDATA[iki-tekerci]]></category>
		<category><![CDATA[iki-tekerciden]]></category>
		<category><![CDATA[ikitekerciden]]></category>
		<category><![CDATA[ileri-sürüş]]></category>
		<category><![CDATA[kamp]]></category>
		<category><![CDATA[kamp-mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[kawasaki]]></category>
		<category><![CDATA[kızbaşına]]></category>
		<category><![CDATA[lastik]]></category>
		<category><![CDATA[lastik-basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[metzeler]]></category>
		<category><![CDATA[michelin]]></category>
		<category><![CDATA[moto-lastik]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet-çanta]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet-kamp]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet-lastik-basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[outdoor]]></category>
		<category><![CDATA[peg-sürtmek]]></category>
		<category><![CDATA[pirelli]]></category>
		<category><![CDATA[racing]]></category>
		<category><![CDATA[survival]]></category>
		<category><![CDATA[viraj-almakmotogp]]></category>
		<category><![CDATA[viraj-sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[viraja-yatmak]]></category>
		<category><![CDATA[X-city-yamaha]]></category>
		<category><![CDATA[yamaha]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yol-sanatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://2tekerci.com/?p=1141</guid>

					<description><![CDATA[<p>published on modamotor.com.tr</p>
<p>Skutır yükleme&#8230; Şehirde çok uzun süre kaldığım bir türlü seyahate çıkamadığım zamanlarda en büyük eğlencem, seyahat ekipmanımı toplayıp toplayıp dağıtmak. Motosikleti yüklüyorum, geri boşaltıyorum. Çantaları dolduruyorum, geri boşaltıyorum. Kafam çoktan Gelidonya Feneri&#8217; nin yamacına matı sermiş oluyor, ben nasıl hala İstanbul&#8217; dayım anlamıyorum. Madem bu kadar eşya yükleyip boşaltmakla uğraşıyorum, bari dedim, bir yazı yazayım. [...]</p>
<p>published on modamotor.com.tr</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>published on modamotor.com.tr</p>

<p>Skutır yükleme&#8230;
</p>



<p id="sehirde-cok-uzun-sure-kaldigim">Şehirde çok uzun süre kaldığım bir türlü seyahate çıkamadığım zamanlarda en büyük eğlencem, seyahat ekipmanımı toplayıp toplayıp dağıtmak. Motosikleti yüklüyorum, geri boşaltıyorum. Çantaları dolduruyorum, geri boşaltıyorum. Kafam çoktan Gelidonya Feneri&#8217; nin yamacına matı sermiş oluyor, ben nasıl hala İstanbul&#8217; dayım anlamıyorum. </p>



<p id="sehirde-cok-uzun-sure-kaldigim">Madem bu kadar eşya yükleyip boşaltmakla uğraşıyorum, bari dedim, bir yazı yazayım. Tabii her seyahatin ve insanın koşulları farklıdır, o yüzden siz benim bu kişisel tecrübelerimi kendinize göre modifiye edip kullanınız. Hatta farklı bir fikriniz varsa yorum yazarsanız çok sevinirim. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Eveet, bizim hayali seyahatimizde koşullarımız şöyle: Burçak, solo gezgin, 2012 model 250 cc lik skutırla geziyor. Yaz aylarında, az para harcayarak, çoğunlukla kamp yaparak, kendi yemeğini kendi pişirerek, memleketin güzide beldelerinde gezecek. </p>



<p id="sehirde-cok-uzun-sure-kaldigim">Bol bol yayla, şelale, kanyon, antik şehir görmeyi umuyor. Tahmini yolculuk süresi iki haftayla bir ay arası. Evet, elimizdeki koşullar bunlar. Bütünden parçalara bölerek başlıyorum. Soru: <i>Kaç farklı depolama alanım var?</i> Cevap: <b>1) Topcase / Portbagaj2) Sele Altı Bagaj3) Torpido Gözü</b> olmak üzere, skutıra ait üç depolama alanı. Ve: <b>4) Büyük sırt çantası5) Küçük sırt çantası6) Bel çantası</b> olmak üzere, bana ait üç depolama alanı daha. Bu, solo seyahat etmenin hikmeti. Tek motosikletle iki kişi geziyor olsaydık, büyük ihtimalle büyük sırt çantasını arka bagajın üstüne koyacaktık veya yan çantalara da ihtiyaç duyacaktık, tıpkı zaman zaman eski F650’ me yaptığım gibi motosikletin belini amansızca bükecektik ve muhtemelen dengeli bir yükleme yapamayacaktık. </p>



<p id="ama-simdi-tek-basimayim-ve-boyle-bir-zulume-ihtiyac-yok-simdi-esyalarimizi-paylastirmaya-baslayabiliriz"><strong>Ama şimdi tek başımayım ve böyle bir zulüme ihtiyaç yok. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Şimdi eşyalarımızı paylaştırmaya başlayabiliriz.</strong></p>



<p><b>TOPCASE </b>Topcase&#8217; i yerleştirirken aklımdaki soru şu: <i>Bir</i><b><i> molada, ani bir yol kıyısı pikniğinde neye ihtiyacım olacak?</i></b><i> </i>Zira normal normal giderken aniden kontağı kapatıp piknik yapmaya başlamayacaksak neden yola çıkmış olabiliriz ki? Yer örtüsü olarak da kullandığım <b><i>panço yağmurluk, kamp ocağı ve kartuş, kap kacak,</i></b><i> </i>kahve, bisküvi, kuruyemiş vb. dayanıklı yiyeceklerimi sakladığım<i> </i><b><i>yemek çantası,</i></b><i> </i>hatta sefacıların kraliçesi olduğum için hafif ve küçük bir<i> </i><b><i>hamak</i> </b>hep burada, topcase&#8217; de. </p>



<p>Böylece tatlı bir su kıyısı, ağaç gölgesi beni &#8220;Gel canım biraz dinlen&#8221; diye çağırdığında, skutırdan hiçbir şeyi döküp saçmak zorunda kalmadan, sadece topcase ekibimle obamı kurup keyif çatabilirim. Tabii burada önemli olan başka bir konu da, artçı selesine bağlayacağımız büyük sırt çantasını dik değil yatay olarak bağlamak, böylece topcase&#8217; in açılmasına engel olmamak.   </p>



<p><b>SELE ALTI  </b>Burası, araç yüklüyken en zor ulaşacağımız bölme, dolayısıyla her an elimizin altında olması gereken şeyleri değil de, gecelik bir kamp kurduğumuzda, bütün eşyamızı döktüğümüzde lazım olabilecek eşyaları koymak mantıklı. Ben buraya nadiren veya acil durumlarda kullanılacağını düşündüğüm <b><i>basınç ölçer, kompresör, lastik tamir kiti, alet çantası, yedek hard disk, ilkyardım çantası </i></b>vb. eşyaları koyuyorum. Eskiden levyesine, yedek iç lastiğine, lokma takımına varana kadar yanımda alet edavat taşıyordum. </p>



<p>Tecrübelerim beni bu konuda sadeleşmeye itti. Her şeyi kendim halledebilecek olmak hissi başta güzeldi ama şimdi biraz akışına bırakmakta ve gerektiğinde yardım almakta pek sakınca yokmuş gibi geliyor. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Uzun yola çıkan herkesin, motosikletinin uygun bir yerine bir çakmak soketi monte ettirmesi gerektiğini düşünüyorum ve bütün motosikletlerimde ilk işim çakmak soketi taktırmak oluyor. Hem telefonumu şarj etmek için, hem de lastiğimi şişirmek için kullanıyorum. X City’ deki çakmak soketim selenin altında bulunuyor.   </p>



<p><b>TORPİDO GÖZÜ </b>İşte skutırın sürücüsüne sunduğu güzelliklerden biri. Buraya, el altında olması gereken ufak tefeği koyuyorum. Mesela benim sağ dikiz aynamın yuvası biraz yalama, bazen sıkılaştırmak gerekiyor. Bunun için küçük bir <b><i>İngiliz anahtarı</i>, <i>kask kılıfı</i></b> ve geri kalan her şey için bir <b><i>duct tape</i></b>, torpido gözü ahalisini oluşturuyor. Skutırların torpido gözleri pek güvenli değildir, hem kilidinin kırılabilmesi bakımından, hem su alabilirliği açısından. O yüzen torpido gözüne evrak koymamanızı tavsiye ederim.   </p>



<p><b>KÜÇÜK SIRT ÇANTASI </b>Diyelim bir yol kenarında veya benzincide durdunuz, şurada bir çay içeyim bari dediniz. Küçük sırt çantası, skutırdan uzaktayken de yanınızda olması gereken eşyalarınız için. Bu çantayı, selenin önündeki boş alana koyuyoruz. Benim son derece kişisel listem şu şekilde: <b><i>Su şişesi,</i></b> yol notlarım için <b><i>defter ve kalem,okuma kitabım veya e-okuyucu, fotoğraf makinesi</i></b> ( ille fotoğraf çekeceğimden değil, araçta bırakırsam aklım kalacağı için ), <b><i>güneş koruma kremi</i>, <i>sinek kovucu krem</i>.</b> Bu son ikisinin gerçekten önemli olduğunu bana acı tecrübelerim öğretti, yoksa başlarda pek böyle titiz değildim. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Yanısıra <b><i>ıslak mendil</i></b> ve <b><i>normal kağıt mendil,</i></b> hatta belki küçük bir <b><i>pürel </i></b>veya başka bir el dezenfektanı sırt çantamızın bileşenlerini oluşturuyor. Ben ayrıca bel çantası taşımayı pratik buluyorum ama bel çantası taşımayıp ona koyacaklarınızı da sırt çantanızda taşıyabilirsiniz tabii ki.   </p>



<p><b>BEL ÇANTASI </b>Cüzdan, kimlik-pasaport gibi evraklar ve kullanmadığım zamanlarda GoPro&#8217; m burada duruyor. Yazlık montumun cepleri çok küçük olduğu için telefonu ve skutırın anahtarını koymak için de iyi bir alternatif oluşturuyor. Ayrıca cepsiz pantolon/şalvar giydiğim zaman da bir numaralı yardımcım. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />   </p>



<p><b>BÜYÜK SIRT ÇANTASI </b>Bunu özellikle sona bıraktım, çünkü eşyamın çoğu bu çantada. Yıllar içinde lazım olacağını düşündüğüm pek çok şeyin o kadar da gerekmediğini, hiç aklıma gelmeyen bazı şeylerin ise gerekli olduğunu gördüm, tabii yine kişisel tecrübeler ışığında. Son güncel listem şu şekilde: <b><i>Bir tişört, bir askısız ( strapless ) üst</i></b>. Askısız üstlerin güneşin çatında çok daha tercih edilir olduğunu fark ettiğimden beri yanımdan ayırmıyorum, amele yanıklarından kaçınmak için özellikle. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bunun dışında üstünüzdekiyle beraber bir de yedek tişört yeter. </p>



<p><b><i>İki yedek çamaşır, bir bikini üstü ve bir sutyen. </i></b>İkisinden biri zaten içinizde olacak. Geçen sene bikini üstüm var nasıl olsa diye sutyen almamıştım ama akşama doğru denize girdiğim bir gün kurumak bilmedi. Aksi gibi o akşam da yemeğe davetliydim ve ıslak bikini üstüyle gitmek zorunda kaldığım için epey üşümüştüm. Bu acı tecrübeyle yedeklemeyi öğrenmiş oldum. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> <b><i>İki çift yedek çorap</i></b>, biri gece serin olma ihtimaline karşı kalın olabilir. </p>



<p><b><i>Bir mikrofiber havlu veya peştemal,bir yedek pantolon. </i></b>Aslında bir tane iyi, çabuk kuruyan, terletmeyen trekking pantolonu, hele de bunaldığınızda paçalarını kısaltabiliyorsanız bütün işinizi görür. Yine de acil durumlar için altınıza giyebileceğiniz ikinci bir alternatif olmasında fayda var. Ve son olarak, <b><i>bir uzun kollu, kapşonlu üst veya ince kazak</i></b> kamp kreasyonumuzu oluşturuyor. Bunun dışında, son dört senedir yola artık her yerde farklı modelleri bulunabilen <b><i>trekking sandaletleri</i></b>yle çıkıyorum. </p>



<p>Skutırın ayak ve bacaklar için biraz daha korunaklı olması beni gevşetti sanırım, vitesli kullanırken motosiklet pantolonu ve botundan hala ödün vermiyorum. Siz de yol için korumalı bir motosiklet ayakkabısı, gündelik gezileriniz içinse kapalı bir sandalet kullanabilirsiniz. Hem su geçirmesinde sakınca yok, kanyon yürüyüşlerinde, ıslak zeminlerde kullanmak için ideal, hem de serin havalarda içine çorap giyebilir ve ihtiyar İngiliz turistler gibi gezme keyfini yaşayabilirsiniz. Bunun dışında ayacıklarınızı kurutmak, havadar gezmek için hafif bir <b><i>parmak arası terlik</i></b> her derdin devası. </p>



<p id="gece-rahat-uyumak-icin">Gece rahat uyumak için <b><i>şişme yatak </i></b>ve <b><i>uyku tulumu </i></b>da büyük sırt çantasının içinde. Ayrıca <b><i>kamera aksesuarları, harddisk, batarya, yedek telefon, usb çoklayıcı, fiş ve kablolar </i></b>dan müteşekkil <b><i>elektronik çantası,</i></b> küçük bir dikiş kutusu, çadırın içinde kullanmak için <b><i>fener</i></b> ve <b><i>banyo çantası</i></b> da büyük çantanın sakinlerinden. Büyük çantanın bir tarafına fotoğraf makinesi için <b><i>tripod </i></b>u iliştiriyorum. Diğer tarafına da, kampta şarkı çalıp söylemek en zevkli aktivite olduğu için <b><i>ukulele</i></b> mi bağlıyorum. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bunun dışında, bu seneye kadar seyahatlerime iki kişilik <b><i>çadır</i></b>la çıktım. </p>



<p id="gece-rahat-uyumak-icin">Çoğu çadır gibi onun da kendi çantası vardı ve genellikle arka çantanın üstüne monte ettirdiğim bir port bagaja bağlayarak taşıyordum. Bu sene, madem tek başıma geziyorum neden bu kadar büyük çadır taşıyorum ki diye düşündüm ve ultralight çadır dünyasına bir giriş yapmaya karar verdim. Naturehike’ ın tek kişilik bir çadırını aldım. Sırt çantasına sığacak boyda görünüyor. Konuyla ilgili tecrübelerimi yaşadıkça aktaracağım. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Son olarak, uzun yol motosikletlerime genellikle eklettiğim bir aksesuar da, az önce bahsi geçen port bagaj. Pek ağır olmayan, ufak tefek eşyayı buraya bağlıyorum ve gerçekten büyük kolaylık sağlıyor. Sahillerde, ormanlarda, benzincilerde, göl kıyılarında, kayalıklarda, kanyonlarda, peribacalarında karşılaşmak üzere. Mutlu sürüşler dilerim. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />  </p>
<p>published on modamotor.com.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://modamotor.com.tr/skutir-yukleme-partisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>X City İle Uzun Yolda @kızbasına</title>
		<link>https://modamotor.com.tr/xcity-ile-uzun-yol-da/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Collu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2018 15:53:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moto Blog]]></category>
		<category><![CDATA[2tekerciden]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli-sürüş]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[ikitekerci]]></category>
		<category><![CDATA[ikitekerciden]]></category>
		<category><![CDATA[ikteker]]></category>
		<category><![CDATA[ileri-sürüş]]></category>
		<category><![CDATA[kızbaşına]]></category>
		<category><![CDATA[lastik]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet]]></category>
		<category><![CDATA[scooter]]></category>
		<category><![CDATA[yamaha]]></category>
		<category><![CDATA[yamaha-motogp]]></category>
		<category><![CDATA[yamaha-scooter]]></category>
		<category><![CDATA[YAMAHA-TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://2tekerci.com/?p=1109</guid>

					<description><![CDATA[<p>published on modamotor.com.tr</p>
<p>X City ile uzun yol&#8230; Merhaba sevgili dostlar. 🙂 Geçen sefer, X City’ yi şöyle enine boyuna incelemiştik. Bari dedim sıcağı sıcağına, geçen 2017 yazında bu skutırla yaptığım uzun yoldan biraz bahsedeyim de konuyu kendi içinde bir tamama erdirelim. Her yaz motosiklete atlayıp üç dört hafta süreyle seyahat ediyorum. Önceki senelerde bu seyahatleri Bmw F650 [...]</p>
<p>published on modamotor.com.tr</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>published on modamotor.com.tr</p>

<p>X City ile uzun yol&#8230;</p>



<p>Merhaba sevgili dostlar. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>



<p>Geçen sefer, X City’ yi şöyle enine boyuna incelemiştik. Bari dedim sıcağı sıcağına, geçen 2017 yazında bu skutırla yaptığım uzun yoldan biraz bahsedeyim de konuyu kendi içinde bir tamama erdirelim. Her yaz motosiklete atlayıp üç dört hafta süreyle seyahat ediyorum. </p>



<p>Önceki senelerde bu seyahatleri Bmw F650 Gs ve Honda CBF600 ile gerçekleştirmiştim. 2017’ de Cbf’ i maddi sebeplerle satıp şehir içinde kullandığım X City ile baş başa kalınca dedim ki “Neden olmasın?” Önce bahar aylarında Edirne, Çanakkale gibi İstanbul’ a yakın rotalarda denemeler yaptım. Her şey şaşırtıcı biçimde rahattı ve özellikle sele önünde ve sele altında sağladığı bagaj alanı insanın dünyasını değiştiriyordu. Böylece uzun yaz seyahatime X City’ yle çıkmaya karar verdim. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> </p>



<p>Macera özetle şöyle ilerledi: Önce İstanbul’ dan Bursa’ ya gittim ve bir haftalık bir iş için orada kaldım, bu arada boş vakitlerimde civar köylerde gezdim dolaştım. Bursa’ dayken eş dost aracılığıyla topcase’ imin üstüne port bagaj takacak bir usta da buldum. ( I love port bagaj ) İşim bitince soluğu Cunda’ da aldım. Cunda’ dan Antalya’ ya bastım gittim, bu da yaklaşık 600 km lik bir mesafeyle, X City’ yle bir gün içinde aldığım en uzun yol oldu. Antalya’ da iki hafta kadar kalmam gerekti, bu arada Adrasan’ a, Korsan Koyu’ na kaçıp iki günlük bir kamp yapabildim. </p>



<p>Antalya’ dan ayrılma vakti gelince de Datça’ ya doğru yola koyuldum. Datça’ da biraz tatil, ardından Balıkesir uğramalı olarak İstanbul’ a döndüm. Yani yaklaşık 2500 km lik bir yol almış olduk bizim Hanım’ la ve bunu sıcağın göbeğinde, “48 DERECE Mİ O???” diye gözümüzün belerdiği havalarda yaptık. Şimdi mümkün olduğunca tarafsız bir şekilde gözlemlerimi aktarmak istiyorum siz sevgili X City kullanıcılarına ve kullanmak isteyenlerine. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Düz yola vurun gitsin</h2>



<p>Öncelikle, bir günde yaptığım en uzun yol olan 600 km lik Cunda-Antalya yolunda, X City den gerçekten etkilendiğimi belirtmeliyim. Keza önceki Edirne ve Çanakkale yolculuklarımda da beni çok mutlu etmişti. Ortalama 100-120 ile gittim, beğendiğim köy yollarına da girip çıkıp durduğum ve keyifli molalar verdiğim için yaklaşık 8-9 saatte vardım. Gerçekten rahat, titreşimsiz, kullanması müthiş kolay, keyifli bir skutır X City, düz yolda gitmelere doyamazsın. O yüzden bu açıdan içiniz gayet rahat olsun. Sadece oturuş pozisyonundan çok hoşlanmıyorum, bunu daha önce de yazmıştım, tekrar altını çizeyim. </p>



<p>Bu sandalyeye oturur gibi oturma hali yoldan alabileceğiniz bütün darbeleri doğrudan belinize iletiyor, ayrıca bu kadar uzun oturmak zaten sağlıklı bir şey değil. Sonuçta X City nin de amortisörleri pek çok skutıra göre yumuşak olsa da bir cross değil. Bu yüzden ben, her an kalkacakmış gibi bacaklarımı aktif tutup dizlerime verdiğim güçle belimi desteklemeye çalışıyorum. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Kötü yola düşmeyin</h3>



<p> Dolayısıyla zaten otoyollarda, asfaltta bir yerlere gidecekseniz gayet uygun bir arkadaş bu. Öte yandan, köy yolları, yaylalar, patikalar vb. bozuk yollar için pek uygun değil. Hadi amortisör sertliğini ( ki skutır standartlarında sert değil ) geç, bir süre sonra bildiğin ağzı yüzü dağılmaya başladı çocuğun,grenajları vidalarından lime lime gevşedi. Benim ön sağ grenaj önceden kırılıp tamir görmüştü gerçi, dağılmasında bunun da etkisi var, ama genel olarak malzemedeki kalite farkını hissediyorsunuz dostlar. “Ayol ne işim var benim böyle yollarda” diye ağzının içinde söyleniyor, yüzünüze söylemiyor ama bi salıyor kendini. Hani saçını süpürge etmeye meraklı insanlar vardır ya, öyle. Yüzüne karşı şöylesin böylesin demez de kendini perişan eder, baktıkça utanırsın filan. </p>



<p>Ben üşenmem her gün sağına soluna bakarım, durur durur vidalarını sıkarım diyenlerden değilseniz, aklınızda olsun. Ben bakmam, motosikleti hunharca yola vururum. Antalya’ da Uçansu Şelalesi var ve bu seyahatte gitmeyi kesin olarak kafama koyduğum yerlerden biriydi. Ama yolu biraz bozukça. </p>



<p>Gidemedim mesela, X City’ yle o yola girmeyi gözüm yemedi. Sonra da “Beni istediğim yere götürmeyen motosikleti ben neyleyim.” diye tribe girdim. Yani, gözü karartıp o yola girsem ne olurdu bilmiyorum, ama ondan önce Korsan Koyu’ na kamp attığımda, oranın bazı bazı taşlı yolunda bile içim gidiyordu. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Arızalar, arızalar</h3>



<p>Bundan önce uzun yollarda motosiklet arızası sebebiyle yolda kaldığım olmamıştı, bu bahtiyarlığı Antalya’ dan Datça’ ya giderken X City ile yaşadım. Ama bebeğim insaflıdır, beni yol ortasında bırakmadı, tam Datça’ nın girişinde bıraktı. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Olan şu, tarif edeyim de başınıza gelirse bilin: Marş basıyor, motor çalışıyor ama gaz yemiyor, gazı köklediğinde bi minik gidiyor, gazı köklemeyi bıraktığın zaman stop ediyor. Biraz bekleyip çalıştırınca yine aynı durum. </p>



<p>Tam da bayram günü, ite kaka eve kadar getirmeyi başardım. Bayram geçtikten sonra Datça’ nın minnoş sanayi sitesine giderek meselenin yakıt pompası sorunu olduğunu öğrendik. Biraz forum karıştırdığınızda yakıt pompasının X City de kronik bir problem olduğunu öğrenebiliyorsunuz. </p>



<h5 class="wp-block-heading">Datça’ da pompayı değiştirmedik, tamir gördü ve tamam dendi</h5>



<p> ben de yola çıkma vakti gelince ya nasip dedim ve vurdum kendimi yola. İnsaflı bebeğim bu sefer beni Balıkesir’ e girince yolda bıraktı. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Gördüğünüz gibi, asla dağ başında filan bırakmıyor hahah. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bu sefer artık pompayı yenisiyle değiştirerek, daha masraflı da olsa sorunu uzun vadeli bertaraf etmiş olduk. X City’ yle ilgili pek çok kişiden aldığım uyarılardan biri, özellikle sıcak havalarda depoyu yarıdan aşağı düşürmemek gerektiği, boş depoyla gitmenin özellikle sıcak havalarda yakıt pompasına kötü etki ettiği yönünde oldu. </p>



<p>O günden beri hep dolu depoyla gezmeye çalışıyorum. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Yaşadığım ikinci sıkıntı ise, yine Datça’ da, yakıt pompası tamir edildikten sonra gezerken sigortanın atması oldu. Sigortayı attıranın ne olduğunu ustayla uzun uzun aradık, düşündük, Topcase’ deki sinyal lambalarının kablolarından olabileceğine karar verdik, zira bir zaman önce skutırın dışarıda kaldığı bir gece kabloları birileri koparmıştı (nedense?), biz de fazlasını kesip öyle bırakmıştık. </p>



<p>Sonra bu sorun çözüldü. Yolculuk bitip İstanbul’ a döndükten kısa bir süre sonra ise çocukta ciddi bir hararet problemi baş gösterdi. Ben de bu vesileyle fanın çalışmadığını fark ettim. Soğutma suyunu yenileyip, harareti gözleye gözleye, hadi yavrum hadi kızım diye diye yetkili servise vardık. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Fan motoru dünyasından vazgeçmiş. Değiştirildi. Burada benim altını çizmek istediğim nokta, X City&#8217; nin radyatör fanının ön altta bulunması ve kötü yolların tozundan kirinden, arıza yapmaya varacak düzeyde etkilenmeye açık olması. Bu skutır açık açık “Ben böyle yollar için yapılmadım.” diyor. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Sonuç olarak</h3>



<p>Özetle, düzgün yollarda kullanmak için çok güzel bir araç, uzun mesafelerde de rahatça kullanabileceğinizden şüpheniz olmasın. Bagaj alanının genişliği büyük avantaj. Sele altını, sele önünü kullanabiliyor olmanız harika, torpido gözü olması mükemmel. O kocaman ön camı sizi rüzgardan, tozdan, çamurdan mükemmel koruyor. </p>



<p>İsterseniz 10.000 km lik Avrupa turuna filan çıkın yani, düşünecek bir şey yok. Ama koşullar biraz zorlaşmaya başladığında, hava çok sıcak olduğunda, yollar kötüleştiğinde, X City en doğru seçim sayılmaz, biraz nazik kalıyor. Afrika turuna çıkmayın, Katmandu’ ya filan gitmeyin yani. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Eğer yolculuk anlayışınız benim gibi çadırla, doğaya yakın gezmekse, şelaleleri, gölleri, yaylaları seviyorsanız daha dayanıklı bir motosiklet düşünün derim. Yok, şehirden şehire geziyorsanız, popüler tatil beldelerine, yolu izi belli yerlere gidiyorsanız, X City’ ye gönül rahatlığıyla şans verebilirsiniz. </p>



<p>Sıcak havada fazla zorlamayın ama. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&nbsp;Ben de X City&#8217; yle yaşadığım bu kâh neşeli kâh maceralı yolculuktan sonra, yine iki motosiklet prensibine dönmeye karar verdim, uzun yol için ayrı, şehirde kullanmak için ayrı. Çünkü X City’ yi özellikle İstanbul’ da gerçekten çok seviyorum, şehir içinde çok rahat,&nbsp; konforlu ve sorunsuz bir skutır. Uzun yolda yormaya içim elvermiyor artık. Bütçe elverdiği ölçüde şehir içi aracıyla uzun yol aracını ayırmak bana ideal geliyor. Mutlu sürüşler dilerim. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>published on modamotor.com.tr</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
